1 March 2008, Saturday
forumwarz.com
bayıldım kendisine. hakkında cfq’nun şu yazısından bilgi alabileceğiniz internetler alt kültürünün rol yapma oyunu.
bayıldım kendisine. hakkında cfq’nun şu yazısından bilgi alabileceğiniz internetler alt kültürünün rol yapma oyunu.
Alison Jackson ismiyle çağırılan bir sanatçı fotoşop marifetiyle tüm dünyanın bir takım ünlüler hakkında fantazilerini resmetmiş.

Teknoloji münecciminiz olarak bugün gelecekten haberler vermeye niyetlendim. Esas amacım 40 yıl sonra bu yazıya rastladığımda bol bol gülmek. Bahsedeceğim her şey önümüzdeki 20 yıl içinde gerçekleşebilir. Gerekli hazırlıkları yapmak sizin elinizde.
Müzik
Duyduğumuza göre CD dükkanları kapanmaya başlamış bile. Birkaç yıl içinde bütün müzik alışverişi internet üzerinden yapılıyor olacak. Birkaç tane büyük iTunes benzeri dijital müzik pazarı doğacak ve birbirlerini yiyecekler. Hiçbir plak şirketine bağlı olmayan müzisyenler hem tanıtımlarını hem de satışlarını bu tip siteler üzerinden kendileri yapabilecekler. (artist 2.0: http://chatkapi.com/hop/artist) DRM (dijital hak kontrolü) teknolojileri, yani insanların sahibi oldukları müzikleri paylaşmalarını engelleyen teknolojiler, özellikle arkadaşınızdan aldığınız müziği üç dinlemeden sonra silen Microsoft’un Zune’u gibi şeyler yok olacak.
Satın alabileceğimiz ucuzlukta 3 boyutlu bir yazıcı olsa, biz bilgisayarda bir model çizsek o bizim için sağlam bir kopya üretse, kimbilir neler neler yapardık. Mimarlar ve endüstri tasarımcılarının hayatlarını kurtarmak dışında, sadece oynamak için bile harika bir şey olmaz mıydı?
Henüz gözle görülür şekilde hayatımıza girmiş olmasalar da birkaç senedir 3 boyutlu yazıcılar var. Şu anda çok çok pahalı olduklarından (fiyatları 25 bin dolar ila 1,5 milyon dolar arasında değişiyor) bunları sadece bazı büyük firmalar hızlı prototip üretmekte kullanıyorlar. Ama yakında ucuzlayacaklar
devamını okuyun »
Neredeyse bin beşyüz yıldır insanoğlu sonsuz hareket makinesinin peşinde (devridaim makinesi de deniyor). Bu makine teoride bir kere çalıştırıldıktan sonra bir daha müdahale ya da yakıt gerektirmezsizin sonsuza kadar dönebilen bir düzenek.
5. yüzyıldan kalma sanskritçe yazılmış dokümanlarda bu düzeneği tarif eden çizimler bulmak mümkün. Daha etraflı ilk çizimlere 1159 civarında yaşamış yine hintli matematikçi Bhaskara’nın dokümanlarında rastlanmış. Bhaskara’nın tekerleği kenarına yerleştirilmiş sıvı ile yarı dolu silindirler içeriyor. Dönme hareketi ile yer değiştiren sıvının tekerleğin bir tarafını hep daha ağır tutacağı böylelikle döndüreceği varsayılıyor.
Tanıdığım en becerikli arkadaşım, yıllar önce evinde film banyo edebilmek için kendi kendine bir agrandizör yapmıştı. Ayrıca müzik dinlemek için kullandığı nesnenin hoparlörleri de kocaman karton kutulara monte edilmiş kabinlerden oluşuyor ve hiç de fena ses çıkarmıyorlardı. Kendisi uzun yıllar tıp okumasına rağmen şimdi su altından geçen fiberoptik kabloları tamir etmekle görevli bir geminin yöneticiliğini yapıyor. Son duyduğumda şirketi için satın alsalar bilmemkaçyüzbin dolara malolacak bir vinç inşa ediyordu.
Bizim becerikli diye bildiğimiz, bu arka bahçelerinde, garajlarında, ufak atölyelerinde çılgın gereçler üreten insanlara artık “Maker” (yapıcı) diyorlar. Bu ismin altında, potansiyeli görüp 2005 yılında yayın hayatına başlayan O’Reilly dergisi “Make” var (http://makezine.com). Make 3 ayda bir yayınlanıyor ve kendi kendinize yapabileceğiniz çok eğlenceli projelerle tıka basa dolu. devamını okuyun »
Bilgisayarınız size hiç farkettirmeden birtakım illegal işler çeviriyor olabilir. Eğer yapıyorsa bunu “aşırı gelişmiş virüs” diyebileceğimiz minik programlar sayesinde ve kendisi gibi ele geçmiş bilgisayarlardan oluşan dev bir sürünün parçası olarak yapıyor. Bu sürülere “botnet” diyorlar. Her botnet’in sürüyü güden bir çobanı var. Çoban ne emrediyorsa sürüdeki bilgisayarlar, ki bunlara zombie deniyor, sorgulamadan itaat ediyor.
Bilgisayar virüsleri, insanlar yaygın olarak bilgisayar kullanmaya başlayalı beri varlar ve bir evrim teorisi egzersizi olarak yaşamaya devam ediyorlar. İki ana amaçları var: Kendi kopyalarını üretmek ve yaratıcısı tarafından programlanmış görevlerini yerine getirmek. Bu, ekranınıza politik bir mesaj yazdırmak, bilgisayarınızı kullanılmaz hale getirmek ve birtakım kötü niyetlilere para kazandırmak olabiliyor.
devamını okuyun »
Hiç yeni bir şey olmasa da Web 2.0 tartışmalarının ortasında yer alan bir terim var: “User generated content” / “Kullanıcı tarafından üretilmiş içerik”. Bütün web 2.0′lığı ile ünlü siteler (Flickr, Youtube, Digg, del.icio.us) bu tür içerik ile besleniyor. Basitçe sizin benim gibi insanların ürettiği ve sergilediği her şey kapsamına giriyor. Yazı, ses, video, fotoğraf ya da henüz alışık olmadığımız bir türde, örneğin Second Life’ta (http://chatkapi.com/hop/secondlife) satılmak üzere 3 boyutlu bir obje, ya da karakterinize yaptıracağınız şık bir jest olabiliyor.
Bu terim, insanlar sanki fabrikada köle gibi içerik üretiyorlarmış hissi uyandırdığı için blogosferde pek tutulmuyor. Daha çok pazarlama departmanlarının dilinde. A-list bloggerlar (köşe yazarı tesirli blogculara böyle deniyor) “otantik medya” terimini tercih ediyorlar. (http://chatkapi.com/hop/powazek)
devamını okuyun »
Bazen insan çalışmak yerine sadece vaktini harcamak istiyor. Çağımızın hastalığı. Buna procrastination diyorlar (biz kaytarma diyelim). Çok ciddi bir hastalık olarak görenler, dertlerine derman olsun diye kitaplar okuyanlar, terapiye gidenler var. Ama tabii amerikalılar herşeyi abartıyor. Biz bunun çok dert edilecek bir şey olmadığını, işimizi yapmak yerine oyun oynamayı, haber sitesi dolaşmayı canımızın istediği zaman bırakabileceğimizi biliyoruz. O yüzden bu hafta gönül rahatlığı ile size saatlerinizi, günlerinizi öldürebileceğiniz bir kaç webden oynanabilir oyun tanıtacağım. Çoğu minimalist, ve amaçlarını anlamak bile ayrı bir beyin jimnastiği. Eğlenceli ve bağımlılık yapıcı oyunlar. Ayrıca ingilizce gerektirmemelerine de dikkat edeceğim. devamını okuyun »
Amazon biliyorsunuz “bunu alanlar bunu da almış” teknolojilerinin pîri. Dükkanlarında bu veriyi kullanarak, şu anda incelediğiniz şeylerle ilgilenenlerin başka nelerle ilgilendiğini size gösteriyor. Böylelikle hem daha çok satış yapıyor hem de birbirleri ile ilişkili ürünler arasında organik bir bağ kuruyor. Bu bağın müşteri adaylarına gösterildikçe, sadece gösterildiği için bozulması ayrı bir doktora tezi konusu ve eminim Amazon’un bünyesinde sadece bu konu üzerine kafa patlatan bilim adamları mevcut. Her neyse, Amazon bu konuya olan merakına uygun olarak taa 1999′da “bu siteye girenler bu sitelere de girmiş” bilgisini toplayan Alexa isimli şirketi satın aldı.
Alexa insanların tarayıcılarına bir araç çubuğu ekliyor ve hangi sitelere gittiklerinin bilgisini toplayıp halka açık istatistikler sunuyor. Pek güzel, peki insanlar niçin bu piyasa araştırmasının bir parçası olmak için gönüllü oluyorlar? Çünkü aynı araç çubuğuna birkaç işe yarar özellik eklenmiş. Örneğin, size bulunduğunuz sitenin istatistiklerini veriyor, bu site ile ilişkili (bu siteye girenlerin girdikleri diğer) siteleri gösteriyor. pop-up’ları bloke ediyor. Kısacası havuç verip, işinize yarayıp, araç çubuğunu kurdurtmaya çalışıyor. Bu iyilikleri başka bir amaçla yapıyor olması yüzünden de sık sık hinoğluhinlikle suçlanıyor.
devamını okuyun »